Bilgi Çağında Üreten Beyinleri Bazı Liyakatsız Yönetici Egolarına Kurban Ediyoruz.

416

Günümüzde Üretim alanında rakam dili ile adlandırdığımız da, Buhar enerjisi dönemine 1.0, Elektrik enerjisi dönemine 2.0, Dijital Elektronik döneme 3.0 olarak adlandırılmıştır. Şimdiki döneme mobil ve nesnelerin interneti Endüstri 4.0 dönemine girdik. Girdiğimiz bu döneme artık BİLGİ ÇAĞI olarak söz etmekteyiz.

Bilgi çağında artık konuşulan ve hızla uygulamaya gecen konulara bakıldığında, İnovasyon ve girişimcilik temelinde stratejik olarak öne çıkan konular Blockchain, Bitcoin, Yapay Zeka, Big data, Robot, Sanal gerçeklik, Mobil 5.0, Hologram, Nano Teknoloji, Bioteknoloji, Dijital Dönüşüm, Grafen ve benzeri birçok yeni kavramlara ve uygulamaya girdik

Uzmanlık alanım gereği saha da edindiğim tecrübe içinde, İnovasyon ve Girişimcilik alanın da saha da birçok öğrenci yetiştirip, yine alanda birçok proje geliştirdim. Bu ÜRETİM temelli tecrübemde edindiğim acı gerçek ve deneyimlerin de hep şunu gördüm.

ÜRETENLERİ Sürekli ENGEL, her alanda yine ayak çelmeler, Yine ENGELLER…!!!!

Günümüz Girişimcilik ve İnovasyon konuları artık en önemli konulardır. Hatta günümüzde GİRİŞİMCİLİK o kadar önemli bir konu hale geldi ki artık tüm iyi fikirler, İnovasyon temelindeki ciddi fikirler GİRİŞİMCİLİK EKO SİSTEMİ içinde değere iktisada dönüştürülüyor.

Birçok yurtdışı Üniversiteleri artık kendilerini GİRİŞİMCİ ÜNİVERSİTE sıfatına adlandırmaya ve ÜRETMEYE dönük girişimler bulunmaya gayret göstermekteler. Hatta İnovasyon da Dünya lideri olan Güney Kore Devleti özellikle GİRİŞİMCİLİĞİ Kamu eli ile bilinçli olarak, sektör stratejisi içinde büyüterek geliştirdi. Şu anki BİLGİ ÇAĞINDA Kore Modelini dünyaya örnek olarak tanıştırarak karşımıza çıkardı.

Bilgi Çağına girdiğimiz bu dönemde ÇİN ve ABD sürekli Teknolojik ve Ekonomik olarak yarışa girmiş durumda, Çin artık teknolojide sınırları zorlamaya başladı. ABD de özellikle kümelenen SİLİKON VADİSİ ile ABD de sürekli yeni Bilimsel projeleri Girişimcilik temelinde stratejik olarak ya Devlet eliyle ya da Risk Sermayesi Yatırımcıları ile Girişimcilerini her alanda destekleme yarışındalar.

Bizim bildiğimiz Elon Musk gibi birileri çıkıyor, Tesla elektrik araçları, Otonom sürücüsüz tırlar, SpaceX Mars Starship,  Hyperloop Tüplü Tren yanında yine Google projeleri olarak Google Glass Gözlük, Yapay zeka, Google Loon Dünya bedava internet,  Sürücüsüz otomobiller, Biyolojik yapıda robotlar gibi devasa projeleri yaşama geçiriyorlar.

Bilgi Çağında Ülkeler böyle yarış içine girmişken kendi vatandaşı olmasa bile, Dünyanın her yerinden ÜRETKEN BEYİNLERİ transfer ederek onlara her türlü KOLAYLIKLARI her alanda sağlıyorlar. Onlara her türlü kolaylıkları verip tüm yolları onlar için açarken, yeter ki ÜRETSİNLER diyen bir anlayış ile hareket ederek, teknolojilerini yoğun geliştirme gayretine girmekteler.

Ülkemize bakıyoruz. biz NE DURUMDAYIZ….!!!!!

Karşımıza yüksek EGO ve KISKANÇLIKLAR çıkıyor.

ÜRETEN BEYİNLERİ, bazı liyakatsız yönetici egolarına, maalesef kurban ediyoruz.

ÜRETMEK gayretinde olan kişilere bu kadar kendi içinde engel olan EZİYET eden bir sistem ile karşılaşmadım. Üzülerek ifade edeyim üretemeyen bazı liyakatsız kişiler kendileri üretemedikleri için tek yaptıkları şey engel olmak,

Gerekçesi ne Peki ?????? Ben Patronum, Ben Başkanım, Ben Müdürüm, Ben Amirinim, Ben Bilirim, Ben, Ben, Ben, Benim dediğim olur Ben her şeyi bilirim, kısaca BEN lik

BEN diyen, BİZ diyemeyen yüksek EGO lu kıskanç bazı liyakatsız kişiler, neymiş başarırsa beni gölgede bırakır. neymiş altımdaki elemana ne oluyor onamı kalmış, neymiş projesi başarılı olursa koltuğuma yerime geçer, neymiş başarılı olursa pirim yapar bizi gölgede bırakır. neymiş ilerde yüksek yerlere gelir şimdiden engelleyim.

Üretmeyen mevcut sistemde uygulanan model Faizli TÜKETİM ekonomi modelidir. Sistemi kuranlar piramidin en tepesinde olacakları için tüm yönetim yapısını kendi kontrolün de olacak şekilde öyle bir şekillendirmişler ki mutlak otorite uyguluyorlar. Sistemi kuranlar tüm yapıyı, İşletmelerin yapılarını, Şirketlerin yapılarını, Kurumsal yapıları, Sivil toplum kurumlarını ve Devletin kamu kurumlarını tamamen kendilerinin kontrol ettiği yapı da özellikle her alanda dizayn ettiler.

Tüketen sistemde ÜRETENLERE her türlü engeli oluşturdular. Çünkü Piramidin tepesin de olanlara mutlak itaat altyapısı kurarak, kendileri üretmeyi benim işim diyerek, ben üretirim, senin üretmene zaten gerek yok, Sen ürettiğimi faizle tüketirsin diyerek, tüm sistem altyapısını bizlere ve bizim gibi ülkelere acımasızca uyguluyorlar.

Günümüzdeki mevcut sistem insanları her işletme ve kurumsal alanda hep baskı altında tutmayı sistem olarak yöneticilik dayatmaları ile karşı karşıya bırakıyor. Yukarıda Anlattığım gibi bildiğimiz ve onların her alanda geliştirdiği Bilimsel projeleri, şimdiden bizler için bir kontrol aracı olarak, yine bizlere karşı kullanacaklar. Birde bizim bilmediğimiz Teknolojik ve Bilimsel projeleri ile neler yaparlar gerisini siz düşünün,

Ülkeler Teknoloji ve Bilimsel Alanda yarışırken ve sürekli kendilerini güç kazanmaları için ÜRETİRKEN biz neler ile uğraşıyoruz. EGO ve KISKANÇLIKLAR. Bu bizlere Ülkemize yapılan ve en büyük kötülüktür.

Bu duruma çözüm üretmesi gereken yetkililere buradan sesleniyorum, Destek ve teşvik sistemi ile finans vermek yetmiyor sadece, ÜRETEN BEYİNLERİN insanların önünü bir an önce her alanda AÇIN ve gerekli her türlü desteği ACİLEN altyapı olarak verin. Ancak bu kapital temelli tüketim ekonomisi temelinde pek olacağını düşünmüyorum.

Bu yönetim anlayışı artık geri kalmış ülkelerde ve üçüncü dünya ülkelerinde kaldı ama halen her yerde aktif olarak acımasızca yanlışlıklar ısrar ile devam ettirilmekte, ÜRETEN kişiler sürekli sistem içinde baştan itibaren baskı altında kalmaktalar.

Ülkemizde İnanın bu acı olaylar hat safhada, örnek olarak;

Bunun akademik sıfatı yok bu bilmez, taşradan geldi bizden iyimi bilecek, bu kadar akademik insan varken bunu sen mi akıl ettin, yönetici olarak yetkili konumda olanların konuyu anlama gayretine bile girmemeleri, Piramit sistemin de en yukarıdan aşağıya doğru acımasızca uygulanmaktadır.

Bilimi referans alan üniversite hocaların kendi arasındaki inanılmaz yüksek ego ve kıskançlıklar, Şirketlerdeki yöneticilerin egoları ve kariyerde dönen entrikalar, Kamu Kurumunda olan, yetkini aşma, sana mı kaldı memleketi kurtarmak ve yoğun baskılar.

Fikri ve projeyi sen geliştir alakasız kişiler haksız olarak projenin üstüne konarlar. Seni engellemek için iftira atarlar çamur at izi kalsın derler. Projeyi mutfakta sen geliştirirsin başarıya ulaştırırsın görüntüye birileri çıkar, birde benim siyasi ve dünya görüşümde değil projesine destek olmayalım ya da ona engel olalım,

Tübitaka birçok stratejik projeler veren hocalarımızın projeleri kabul edilmeyip dereceye girmez iken ne acıdır ki aynı proje ABD veya başka ülkelerde birinci geliyor. Bu inanılması güç birçok acı olayları gördük. Anlatılacak daha birçok olumsuz konuları, zaten sizler yaşayıp biliyorsunuz, kısaca mevcut sistemde nerden tutmaya çalışırsak çalışalım, ÜRETENLER her alanda engelleniyor.

Bu sorunları her alanda çözüm üreten ÜRETİM odaklı sistem eserim olan;

VAKIF İŞ KÜMESİ – AHİLİK 21.YÜZYILIN ÜRETİM ODAKLI FAİZSİZ YENİ KURUMSAL MODELİNE Geçmeye davet ediyorum.

Bu model aynı zamanda Bilimsel temeldeki akılcı proje konularını her alanda ÜRETİM odaklı olarak önünü açarken, Endüstri 4.0 ve günümüz Teknolojik ve Bilimsel altyapıları sonuna kadar desteklemektedir. İnsanı merkeze alarak değerlerimiz temelinde muhafaza eden, kaynakları en akılcı ve etkin iyi kullanan, Kümelenme üretim modeli uygulayan, Stratejik vizyon yönetim anlayışı temelinde olan, Bilimsel ve teknolojik gelişmeleri her alanda aktif takip eden yapıdadır…….

21 Yüzyıla girdiğimiz BİLGİ ÇAĞINDA Üreten Beyinlerimizi yüksek EGO lara ve KISKANÇLIKLARA bu sistemde artık kurban vermeyelim. Gelin Birlikte ÜRETEN BEYİNLERİ her alanda destekleyen ÜRETEN sisteme hep birlikte bir an önce geçelim.

Sevgi ve Saygılarımla

Allaha emanet olun

Nurhan Keleş